...var hayatlarda bu ara. Herkesler gitmelerde. Hep değşiyor hayatın gidişatlar.
Nasılsın? sorusunun yanıtları, bildiğin gibi hep aynı olamayacak bir süre.
Yanlızlıktan üşür gübü oluyorum. Yanı başımdalarken beceremezken daha arkadaşlık etmeyi, taaa uzaklardayken...
Gitmesinler..Yani hepsi istediklerine gidiyolar sonuçta gitsinler tabi de...
31 Mart, 2010
30 Mart, 2010
Kahkaha
Son günlerde beklediğim bir haberdendir ki, aklım başka bi yerde ruhum başka bi yerde ben başka bir yerde idim. Az önce, bütünleştim.
Eğitimim E Hali'ndeyim. Bir kaç dakika sedece, çok değil.
Eğitimim E Hali'ndeyim. Bir kaç dakika sedece, çok değil.
25 Mart, 2010
Mart kapıdan baktırıyor....
Mart kapıdan baktırıcak demiştim şubatın 24 ünde... Ne ara projemi teslim ettim de ne ara tatile girim anlamadan ( 7 günlük tatilide eğitimde geçirmenin etkisile) ikici dönem başlayıverdi. Teknik gezilerle aksayan ders programındaki ilk hafta gevşekliği sonrasında acı acı kendini hissettirecek derken konseydi, STK birimi dersleriydi, eğitmen eğitimiydi, yibiydi diyordum ki en daha eksik ödevlerimi tamamlayamadan vizeler başlamış.
en ne güzel unutmuştum mart takviminde vizeleri. Hem bu dönem o kdar çok vizesi olan dersim varmış ki... E tabi kapıdan bakarken ders takip edip vizeye çalışmaz öğrenci profilimden uzaklaştım. Bir türlü yerli yerine yerleşmeyen ruh haliyle devamsızlıklarımı da tükettim.
Canım mart, 10 günük koca bir eğitimi, sıkıntılandığım bir yibi, iki ara ödev teslimini, bir vizeyi, bir de jüriyi öyle ya da böyle bitirdik. Geriye kaldı bir çocuk hakalrı eğitimi, bir de baba bir vize. ne olur bana yardımcı ol geri kalan süreçte.
Sonrası nisan...
Ama belli ki toptan zor olacak bu bahar... Dilerim yaza temiz çıkar ruhlarımız ve bedenlerimiz.
en ne güzel unutmuştum mart takviminde vizeleri. Hem bu dönem o kdar çok vizesi olan dersim varmış ki... E tabi kapıdan bakarken ders takip edip vizeye çalışmaz öğrenci profilimden uzaklaştım. Bir türlü yerli yerine yerleşmeyen ruh haliyle devamsızlıklarımı da tükettim.
Canım mart, 10 günük koca bir eğitimi, sıkıntılandığım bir yibi, iki ara ödev teslimini, bir vizeyi, bir de jüriyi öyle ya da böyle bitirdik. Geriye kaldı bir çocuk hakalrı eğitimi, bir de baba bir vize. ne olur bana yardımcı ol geri kalan süreçte.
Sonrası nisan...
Ama belli ki toptan zor olacak bu bahar... Dilerim yaza temiz çıkar ruhlarımız ve bedenlerimiz.
21 Mart, 2010
Çok Sevdiklerim....
Çok sevdiklerimden bazıları var ki... Kocaman kocamaan insanlar... O kadar çoklar ki kimi zaman bilemiyorum nasıl yaklaşsam, onca aynılıktan, sevmelerden, sevmeyi bilmelerden sıyrılıp bu güne yarına nası taşısam...
Şirinseverim,
Seni çok özledim. İsmini, cismini, zihnini, her bişeyinle özledim. Bi kaç kadın var aklımda bu ara, sürekli konuşuyorum onlarla. Duyuyor musun sesimi?
Tutamadığım sözler vermekten sıkıldığım için söylemiyorum artık, plansızım sözde...
Ama bil ki,
Çok özledim seni... Kocamaan insanlardan olduğun içinde korkuyorum özlemlerden.
Sanki bir gün tüm çokluğunu alıp gisiverecekmişsin gibi....
Şirinseverim,
Seni çok özledim. İsmini, cismini, zihnini, her bişeyinle özledim. Bi kaç kadın var aklımda bu ara, sürekli konuşuyorum onlarla. Duyuyor musun sesimi?
Tutamadığım sözler vermekten sıkıldığım için söylemiyorum artık, plansızım sözde...
Ama bil ki,
Çok özledim seni... Kocamaan insanlardan olduğun içinde korkuyorum özlemlerden.
Sanki bir gün tüm çokluğunu alıp gisiverecekmişsin gibi....
Ozaliçi sözleri
Yeni bir özalitçi deniyorum, bizim mahallede.
Benden başka öğrenci müşterilerinin olmaması mükemmel, öncelik daima sizin ve hep boş orası. Ama biraz daha işi bilseler, mesela autocad çıktılarında hata oaliblceğini, hemen kızmamak gerektiğini bende rahat ve sürekli çalışacağım onlarla.
Mesele şudur ki, hemen her özalitçide olduğu gibi orada da uvarda sözler asılıydı;
Ya bir Yol bul
Ya bir yol aç
Ya da bir yoldan çekil.
kimin söylediği yazmıyor.
Benden başka öğrenci müşterilerinin olmaması mükemmel, öncelik daima sizin ve hep boş orası. Ama biraz daha işi bilseler, mesela autocad çıktılarında hata oaliblceğini, hemen kızmamak gerektiğini bende rahat ve sürekli çalışacağım onlarla.
Mesele şudur ki, hemen her özalitçide olduğu gibi orada da uvarda sözler asılıydı;
Ya bir Yol bul
Ya bir yol aç
Ya da bir yoldan çekil.
kimin söylediği yazmıyor.
20 Mart, 2010
Malesef...
bazı insanlar var.
bi yerlerden okuyorum, yüzlerine bakıyorum ve ne kadar aksine inanmak istesemde 'senden bi pok olmaz' diyorum.
Bunu söyleme haddini nerden mi buluyorum kendime? Hayatıma bulaştırdıklarında, hayatıma bulaşmışlıklarından.
Haddim efendim haddim.
bi yerlerden okuyorum, yüzlerine bakıyorum ve ne kadar aksine inanmak istesemde 'senden bi pok olmaz' diyorum.
Bunu söyleme haddini nerden mi buluyorum kendime? Hayatıma bulaştırdıklarında, hayatıma bulaşmışlıklarından.
Haddim efendim haddim.
19 Mart, 2010
Ezeli Nasip'i
Anımsatıyor bana bugünden bir şeyler. Unuttuğumu farkettiriyor, varılmaya çalışılan hislere geri döndürüyor, oralara hangi yollardan gidildiğini.
Okumayı unuttuğum, ertelediğim kitaplarımı hatırlatıyor. Tasavvuf okumayı bırakalı
- erteleyeli- hırçınlaştığımı, iş-güç-yorgunluk ve yapılacak başka şeylerle kendimi, ruhumu kirlettiğimi söyledi.
Okumayı unuttuğum, ertelediğim kitaplarımı hatırlatıyor. Tasavvuf okumayı bırakalı
- erteleyeli- hırçınlaştığımı, iş-güç-yorgunluk ve yapılacak başka şeylerle kendimi, ruhumu kirlettiğimi söyledi.
Keyif'i Alem...
Pek bir keyfim yerinde, sıkıntılı iki hafta içi bi haftasonu sonrası, bir sürü gereklilik için çok geç olmuşken hemde. Olsun diyorum, o da olur:)
Evde vakit geçirmeyi seviyorum, eve gelip evde Gülden'i bulmayıda sevdim:) Pembe pijamalarımı ve çocukluktan beri üzerimden çıkartmadığım, kimseyle de paylaşmadığım gri polarımı üzerinde gördükçe keyif alıyorum, seviyorum. Doğru kararlar verdiğimi, büyüklüğü ve büyümeyi biririmizden öğrenip birbirimizi var ettiğiğimizi hissedip bi güzel oluyorum. Evde Gülden'i sevdim:)
Gülden'in odasında bulduğum huzuru, beraberinde bize getirmiş, O her ne kadar odamın çalışmak için keyifli evin sakin olduğunu, buray sevdiğini söylesede ben ortalıkta dolaşan ferahlığın biraz da onun ruhunun yansıması olduğunu düşünüyorum. İkimizde deli gibi stresli bir vaziyette ders çalışıp birimiz bitirme tezi sunumlarına birimiz jürilere ödev yetiştirmeye çalışsak ve bu esnada haytlarımızda da bi yandan can sıkıcı şeyler olsada bi huzurluyuz, aman nazar değmesin.
Bu gün çok iş yapıcam: yemek, sohbet, ödev, iş, okuma, hatta belki sinema.
Evde vakit geçirmeyi seviyorum, eve gelip evde Gülden'i bulmayıda sevdim:) Pembe pijamalarımı ve çocukluktan beri üzerimden çıkartmadığım, kimseyle de paylaşmadığım gri polarımı üzerinde gördükçe keyif alıyorum, seviyorum. Doğru kararlar verdiğimi, büyüklüğü ve büyümeyi biririmizden öğrenip birbirimizi var ettiğiğimizi hissedip bi güzel oluyorum. Evde Gülden'i sevdim:)
Gülden'in odasında bulduğum huzuru, beraberinde bize getirmiş, O her ne kadar odamın çalışmak için keyifli evin sakin olduğunu, buray sevdiğini söylesede ben ortalıkta dolaşan ferahlığın biraz da onun ruhunun yansıması olduğunu düşünüyorum. İkimizde deli gibi stresli bir vaziyette ders çalışıp birimiz bitirme tezi sunumlarına birimiz jürilere ödev yetiştirmeye çalışsak ve bu esnada haytlarımızda da bi yandan can sıkıcı şeyler olsada bi huzurluyuz, aman nazar değmesin.
Bu gün çok iş yapıcam: yemek, sohbet, ödev, iş, okuma, hatta belki sinema.
18 Mart, 2010
Yanlızlık.. An'lık..
Bazen yanında nefes aldığım, ruhumu dillendirip kendimi bulduklarım başka başka yerlerde oluveriyor, herkes başak bir çabada. İşte öyle zamanlarda yanlızlık mecburiyetlerle geliyor...
Yapmam gerekenler yük oluyor, dert oluyor, eziyet oluyor. Sevilecek yanı olsun istiyorum uğraşta ayrı kalmanın da bir sebebi olsun, değeri olsun.
Kalmamam lazım, yani sürünerekte olsa gitmeliyim.
En fazla 3 saat eziyet olacak; kulaklarımda beynimi tırmalayan sesler, anlamlı sanan ama anlamsız bakışlar, tehtidler vs. Sonra bitcek geçcek gitcek. Gitmesemde ardımdan olacak zaten hepsi.
sınır koydum o halde, 5'e kadar proje. Sonra Toplumsal Cinsiyet. Uykuyu gören olursa selam etsin. KEndisini severimde işler yoğun işte, idare etsin beni bu aralar.
Yapmam gerekenler yük oluyor, dert oluyor, eziyet oluyor. Sevilecek yanı olsun istiyorum uğraşta ayrı kalmanın da bir sebebi olsun, değeri olsun.
Kalmamam lazım, yani sürünerekte olsa gitmeliyim.
En fazla 3 saat eziyet olacak; kulaklarımda beynimi tırmalayan sesler, anlamlı sanan ama anlamsız bakışlar, tehtidler vs. Sonra bitcek geçcek gitcek. Gitmesemde ardımdan olacak zaten hepsi.
sınır koydum o halde, 5'e kadar proje. Sonra Toplumsal Cinsiyet. Uykuyu gören olursa selam etsin. KEndisini severimde işler yoğun işte, idare etsin beni bu aralar.
15 Mart, 2010
Ev...
Evime döndüm.
Evde olmayı seviyorum, evimde olmayı. Evimde su içmeyi, çiş yapamyı, yatağımda uyumayı, insanlarla evimde olmayı.
Ama bazen evime dönünce üzülüyorum, masanın üzerinde bi tabağa ayrılmış zeytinyağlı enginarı yemek yiyemeyecek kadar geç saatte bulunca, birlikte yeriz diye saklanmış pastaların bayatlayıp atıldığını duyunca, geldiğimde herkes uyuyakalmış, sabah giderken yorgunluktan uyanamamış olunca.
Sokağı da evi de seviyorum. Evi sevmenin özgürlük karşıtı olduğunu düşünenleriyse anlamıyorum.
Özgürlüğümi önce evde arıyorum. Ben kendi hayatımın avunucusuyum, önce hayatımı birinci dereceden etkileyen karar mekanizmalarını etkiliyorum.
Düşe kalka yürümeye çalışırken canımı yakıp, sonra güç alıp ayaklanmayıda evimde öğreniyorum. Ve kimi zaman evimi özlemeye kaçtığım sokakları böyle böyle anlıyorum. Sokağın hayat buluşu, sokağın hayat oluşu, yaşamı bilince anlamlı ancak. Ev ve sokağı beraber yaşayabilince...
Evde olmayı seviyorum, evimde olmayı. Evimde su içmeyi, çiş yapamyı, yatağımda uyumayı, insanlarla evimde olmayı.
Ama bazen evime dönünce üzülüyorum, masanın üzerinde bi tabağa ayrılmış zeytinyağlı enginarı yemek yiyemeyecek kadar geç saatte bulunca, birlikte yeriz diye saklanmış pastaların bayatlayıp atıldığını duyunca, geldiğimde herkes uyuyakalmış, sabah giderken yorgunluktan uyanamamış olunca.
Sokağı da evi de seviyorum. Evi sevmenin özgürlük karşıtı olduğunu düşünenleriyse anlamıyorum.
Özgürlüğümi önce evde arıyorum. Ben kendi hayatımın avunucusuyum, önce hayatımı birinci dereceden etkileyen karar mekanizmalarını etkiliyorum.
Düşe kalka yürümeye çalışırken canımı yakıp, sonra güç alıp ayaklanmayıda evimde öğreniyorum. Ve kimi zaman evimi özlemeye kaçtığım sokakları böyle böyle anlıyorum. Sokağın hayat buluşu, sokağın hayat oluşu, yaşamı bilince anlamlı ancak. Ev ve sokağı beraber yaşayabilince...
14 Mart, 2010
11 Mart, 2010
Küçüğüm...
Küçüğüm işte, hepsi o kadar.
O yüzden, "büyümeye devam" hiç büyük olmamayı başarabileceksek/m eğer.
Zaferlerim kocaman, rengarenk ve geçici mi, yoksa zafersizlik mi sevdiğim?
İyi hissettiren sahip olduğum değil, yolda tanışıp birlikte yürüyebildiklerim.
ve Kötü hissettiren, saçmalamam, hatalarım, güvensizliğim.
Kızdığım kadar da muhtacım tüm bunlara, büyümeye devam edebilmek, küçüğüm demeyi unutmamak için.
Ne kadar yürürsen yürü, hatta koş istersen, durduğum yer yolun başı, unutma küçük kırmızı deniz yıldızı.
Bitti işte.
Bu kadar da kolay söyleyivermek hepsini; böyle önemli, böyle değerli bir eğitimin ardından bunca gündür karışıp durmalar.
Ağlamalarım değişti, ama dün gibi hatırlıyorum 2008 şubatında boğazımdaki düğümleri.
Düğümlerle yaşamayı, düğümleri sevmeyi öğretti bana. Olmamayı öğretti.
Tek çıkışı var tüm bu düğümlerin, yolun devam etmesi. Tekrar tekrar o yolda yürünebilmesi.
Kendimi dinledim çokca zamandır, ve anladım ki korkuyorum bundan.
Küçüğüm işte. İyiki de. Ve küçük olmayı bilenlerle olmak güzeldi, güzel.
O yüzden, "büyümeye devam" hiç büyük olmamayı başarabileceksek/m eğer.
Zaferlerim kocaman, rengarenk ve geçici mi, yoksa zafersizlik mi sevdiğim?
İyi hissettiren sahip olduğum değil, yolda tanışıp birlikte yürüyebildiklerim.
ve Kötü hissettiren, saçmalamam, hatalarım, güvensizliğim.
Kızdığım kadar da muhtacım tüm bunlara, büyümeye devam edebilmek, küçüğüm demeyi unutmamak için.
Ne kadar yürürsen yürü, hatta koş istersen, durduğum yer yolun başı, unutma küçük kırmızı deniz yıldızı.
Bitti işte.
Bu kadar da kolay söyleyivermek hepsini; böyle önemli, böyle değerli bir eğitimin ardından bunca gündür karışıp durmalar.
Ağlamalarım değişti, ama dün gibi hatırlıyorum 2008 şubatında boğazımdaki düğümleri.
Düğümlerle yaşamayı, düğümleri sevmeyi öğretti bana. Olmamayı öğretti.
Tek çıkışı var tüm bu düğümlerin, yolun devam etmesi. Tekrar tekrar o yolda yürünebilmesi.
Kendimi dinledim çokca zamandır, ve anladım ki korkuyorum bundan.
Küçüğüm işte. İyiki de. Ve küçük olmayı bilenlerle olmak güzeldi, güzel.
28 Şubat, 2010
Sanmayın ki...
yazmıyorum eğitimden. :)
usul usul başka bir adreste biriktiriyorum şimdilik, bizden şeyleri.
usul usul başka bir adreste biriktiriyorum şimdilik, bizden şeyleri.
26 Şubat, 2010
Başlıyruz...! Kod adı DvH EE.9
Yarın ekip toplanıyor ve başlıyoruz.
Ben bu geceden başladım. dağıttıklarımı toparlıyorum.
Ben bu geceden başladım. dağıttıklarımı toparlıyorum.
24 Şubat, 2010
Mart Kapıdan Baktıracak...!
Şubat ortasınsan...
18 -21 şubat 15. Gençlik Konseyi
26-28 Şubat Demokrasi ve Haklarımız Eğitmen Eğitimi Hazırlığı
23, 25 Şubat Savunuculuk dersleri
1-7 Mart Demokrasi ve Haklarımız Eğitmen Eğitimi
2,4 Mart Savunuculuk dersleri
9 mart sustainable development and planing makalesi
9,11 mart savunuculuk dersleri
12-13-14 mart Togtrakya Yib
20-21 Mart Balıkesir Çocuk Hakları Eğitimi
ve her pazartesi - perşembe proje ödevleri.
Bitti mi? Sen öyle san şapsal. :)
18 -21 şubat 15. Gençlik Konseyi
26-28 Şubat Demokrasi ve Haklarımız Eğitmen Eğitimi Hazırlığı
23, 25 Şubat Savunuculuk dersleri
1-7 Mart Demokrasi ve Haklarımız Eğitmen Eğitimi
2,4 Mart Savunuculuk dersleri
9 mart sustainable development and planing makalesi
9,11 mart savunuculuk dersleri
12-13-14 mart Togtrakya Yib
20-21 Mart Balıkesir Çocuk Hakları Eğitimi
ve her pazartesi - perşembe proje ödevleri.
Bitti mi? Sen öyle san şapsal. :)
Normal mi sence?
Bu normal de ben mi alınıyorum?
Yoksa konuşacak laf, söylenecek söz bitti mi?
Vega dinleyelim... Ne var?
Yoksa konuşacak laf, söylenecek söz bitti mi?
Vega dinleyelim... Ne var?
Beş dakkada değişir bütün işler...
Öyleymiş gerçekten!
Bu döngü bir gün tamamlanacak. Ve o zaman ancak çemberin dışında kalanlar yaşayacak.
Beş dakkada değişir bütün işler, ve hiç bir beş dakka son beş dakka değildir.
Sakinde bekliyorum.
Bu döngü bir gün tamamlanacak. Ve o zaman ancak çemberin dışında kalanlar yaşayacak.
Beş dakkada değişir bütün işler, ve hiç bir beş dakka son beş dakka değildir.
Sakinde bekliyorum.
Özet Geçelim...
En son yazdığımdan bu yana bi özet geçelim, neler olmuş neler.
* okula başlamışım, tatile girdiğimi idrak bile edemeden.
* devamsızlık yapan hcalardan kalan bir ik satlik aralarda taksim - beşiktaşı fellik fellik dolaşıp yeni yerlerde yeni tadlar denemişim, zencefil kafeyi çok beğenipte sevmemişim.
* yıllardır görmediğim Seda'yla buluşmuşum, seha'nın noddle'ından yeme şerefine nail olmuşum. Bir insanla arkadaşlık kurmakta başka bir insandan üzerime sıçrayan tedirginlikleri farketmişim.
* Bilgi üniversitesine mülakata gitmişim.
* bi cumartesi sabahının köründe taksimde yağmur altı toplantı yapmışım, sonra yaşayan kütüphaneye gitmişim
*bi akşam üstü edirneye gidip 1 saat 40 dakikada iki toplantı yapıp gece geri gelmişim.
* beş dakka da değişmiş bütün işler, strarbucksta kahve içmeden iki taş arası sohbet etmişim
* 15.Gençlik Konseyi'nde Sapancada bulmuşum kendimi. Yeni bir milyon insanla birlikte yeni bir insanla tanışmışım.
*acaba mı ki? diyipte heycandan öle öle belediğim haberi almışım.
* heyecandan öle öle olsun istediğim şeyin tavime dolayısıyla ağzıma nasıl s.çtığını bir akşam vakti sapanca gölüne nazır güzel güzel şarkı söylerken farkedip düşmüşüm ha düşmüşüm.
* sakince çözüm bulmuşuz ama ben profesyonellikle kendimi üzmeye devam etmişim.
* sandık görevlisi olmuşum.
* babamın sigarayı bıraktığını öğrenmişim.
* savunuculuk kursuna başlamışım.
* okula başlamışım, tatile girdiğimi idrak bile edemeden.
* devamsızlık yapan hcalardan kalan bir ik satlik aralarda taksim - beşiktaşı fellik fellik dolaşıp yeni yerlerde yeni tadlar denemişim, zencefil kafeyi çok beğenipte sevmemişim.
* yıllardır görmediğim Seda'yla buluşmuşum, seha'nın noddle'ından yeme şerefine nail olmuşum. Bir insanla arkadaşlık kurmakta başka bir insandan üzerime sıçrayan tedirginlikleri farketmişim.
* Bilgi üniversitesine mülakata gitmişim.
* bi cumartesi sabahının köründe taksimde yağmur altı toplantı yapmışım, sonra yaşayan kütüphaneye gitmişim
*bi akşam üstü edirneye gidip 1 saat 40 dakikada iki toplantı yapıp gece geri gelmişim.
* beş dakka da değişmiş bütün işler, strarbucksta kahve içmeden iki taş arası sohbet etmişim
* 15.Gençlik Konseyi'nde Sapancada bulmuşum kendimi. Yeni bir milyon insanla birlikte yeni bir insanla tanışmışım.
*acaba mı ki? diyipte heycandan öle öle belediğim haberi almışım.
* heyecandan öle öle olsun istediğim şeyin tavime dolayısıyla ağzıma nasıl s.çtığını bir akşam vakti sapanca gölüne nazır güzel güzel şarkı söylerken farkedip düşmüşüm ha düşmüşüm.
* sakince çözüm bulmuşuz ama ben profesyonellikle kendimi üzmeye devam etmişim.
* sandık görevlisi olmuşum.
* babamın sigarayı bıraktığını öğrenmişim.
* savunuculuk kursuna başlamışım.
08 Şubat, 2010
Kar..!
Yine kar yağıyor...
Bu geceki acemi ve telaşlı, örtmek ister gibi ilk heves hatalarını.
Gözlerim yanıyor, saçma bir uy hali günlerdir üzerimde. Tatil diye çığlık atıyor sanırım bedenim, belki biraz da ruhum.
Anladım ki, beklettiğin işleri yapmıyorsan, mesela yazıcam diyip yazmadıkların için yenilerini erteliyorsan bi anlamı yok. Beklemek kadar beklettiğin de anlamsızlaşıyor.
Yazıverdim öyle...
Kendime güvensem şimdi yatıp 03:30 da kalkarım ve yeniden kurarım dünyamı.
Ki günlerdir ehemmiyetle beni bekleyen - beklettiğim - işlere bakınca güvenmem gerek diyorm kendime.
Sevgili kendim, 03:30 ' a sözleşelim. Yetişmesse yetişmesin işler, olduğu kadar yaparız.
Bu geceki acemi ve telaşlı, örtmek ister gibi ilk heves hatalarını.
Gözlerim yanıyor, saçma bir uy hali günlerdir üzerimde. Tatil diye çığlık atıyor sanırım bedenim, belki biraz da ruhum.
Anladım ki, beklettiğin işleri yapmıyorsan, mesela yazıcam diyip yazmadıkların için yenilerini erteliyorsan bi anlamı yok. Beklemek kadar beklettiğin de anlamsızlaşıyor.
Yazıverdim öyle...
Kendime güvensem şimdi yatıp 03:30 da kalkarım ve yeniden kurarım dünyamı.
Ki günlerdir ehemmiyetle beni bekleyen - beklettiğim - işlere bakınca güvenmem gerek diyorm kendime.
Sevgili kendim, 03:30 ' a sözleşelim. Yetişmesse yetişmesin işler, olduğu kadar yaparız.
Dua...
Uzak düşmesin diye hayatıma, ruhuma; nefesimin yettiğince dua ediyorum toprağa en yakın yağmur damlalarına.
04 Şubat, 2010
Sakin...
Sakin...
Bu da ilk değil...
Hem de farkedip, bir şey yapamacağınıda bildiğindi.
Söylenenler içini rahatlatsa da, zamanla cevapların değişeceğini bildiğindi.
Çırpınmak ferahlatmaz benim ruhumu.
Yarışa uçmaya çırpmaz benim kanatlarım.
Bu gökyüzü hepimizin, bunun farkındayım..
* yazacağım daha... Eğitimden, fırtınadan...
Bu da ilk değil...
Hem de farkedip, bir şey yapamacağınıda bildiğindi.
Söylenenler içini rahatlatsa da, zamanla cevapların değişeceğini bildiğindi.
Çırpınmak ferahlatmaz benim ruhumu.
Yarışa uçmaya çırpmaz benim kanatlarım.
Bu gökyüzü hepimizin, bunun farkındayım..
* yazacağım daha... Eğitimden, fırtınadan...
30 Ocak, 2010
Korkaklar..!
Korkaklarda var,
İçinden geçen iki çift lafı bir arada getiremeyecek yada içinden iki çift laf geçmeyecek kadar içsiz
İçinden geçen iki çift lafı bir arada getiremeyecek yada içinden iki çift laf geçmeyecek kadar içsiz
29 Ocak, 2010
Karlı kış, karlı yaş
Bembeyaz bir istanbulda girdim yeni yaşıma bu yıl.
Kış güzel ve güçlüyse, yıl da güzel oluru hissederek sevdim bu yıl doğum günümü.
Çok insan vardı, hiç tahmin bile etmediklerim...! bir sür üşey söylendi, suskunluklarda bir sürü şey söyledi.
Proje çizmekten bunalmış ruhum, ertelenen teslime isyankar aylaklığa gitti... Ertesi günün yorucu yıkımını göze alarak.
Çok güzeldi, anlatılabilecek güzelliklerinin ynaı sıra, anlatılmayacak kadar çoklarla da güzeldi.
Şanslı bir çocuğum, ya da bunu hakediyorum.
Kış güzel ve güçlüyse, yıl da güzel oluru hissederek sevdim bu yıl doğum günümü.
Çok insan vardı, hiç tahmin bile etmediklerim...! bir sür üşey söylendi, suskunluklarda bir sürü şey söyledi.
Proje çizmekten bunalmış ruhum, ertelenen teslime isyankar aylaklığa gitti... Ertesi günün yorucu yıkımını göze alarak.
Çok güzeldi, anlatılabilecek güzelliklerinin ynaı sıra, anlatılmayacak kadar çoklarla da güzeldi.
Şanslı bir çocuğum, ya da bunu hakediyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
