... etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
... etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

05 Aralık, 2009

Bundan Sonrası


Çok düşündüm bu gün.
Çok ama hızlıca, net.

Unutmak değil, unutmayacağım yaşananları
Hissettirdiklerini, hissettirmeye çalıitıklarını, hissettiklerimi

Ama,

Senle de kalmayacağım sonrasında.


3 kilit bir kapıya fazla...

27 Kasım, 2009

Böldüm, Çizdim, Vazgeçtim..!

Derinlerinin ötelere gittiğini bile bile baktım fotoğraftaki gözlerine...
Baktığın yerin, kustuğum yer olduğunu bile bile...
Kendime meydan okurcasına, aldım elime...
Böldüm önce... Kutu kutu... piksel piksel...
Bölünmüşlük, bütünlüğünü silemedi...
Kaldın öyle, bölünmüş ama sağlim...
Çizdim sonra...
Jiletle kazırcasına,
Kağıtla jilet arasındaki gerginliği damarlarımla kan arasında duyarcasına...
Daha bi oldun, daha olduğun gibi...
Var ama görünmez,
Yaşanmış ama yıpratmış, Çizmiş, incitmiş, ince ince kanatmış...
Yok dedim, bu resmin işi yok henüz burada...
Sakince sevmeyi öğreneceğim...
Zihnimin gerisinde değil, gözümün önünde dururken...
Vazgeçtim,
Yokmuşsun gibi anımsamaktan,
Gerçeklikten kaçmaktan.
Sana dair olanlarla yanyana durmasan da sen,
Bölünmüş,çizilmiş gölgelenmiş ışıklarla,
Daha bi sen olup duruyorsun 'hala'...
"oysa ben sadece..."
inanmıştım, 'hala' olduğu gibi...

26 Kasım, 2009

Yolda...

Sanma Süt Liman Gönlüm,
Unuttum ben sevmeyi,
Aynı öykü cebimde gezerim ben bu alemi....

..Afacan yüzünde parlasa ya gözlerim...

Aradan yıllar geçse unutsak bile
İnanmıştım kimse değişmez diye...

Yıllar geçti ben yoruldum,
Ayrı yollardayız şimdi.

Gelme dersen çalmam kağını
Sorma dersen unuturum adını...

11 Kasım, 2009

iki damla

Çok değil iki damla yaş düştü...
Tam köprüyü geçerken,
Gün batımını istiklalde soluyup,
Mustafa Amca kahvesinde fallanmışken,
Göz kapaklarım silip atamadı seni birden,
Tam köprüden geçerken,
Çok değil iki damla yaş düştü birden...

Gözüm gözüne değdi sandım,
Tenin değerse tenime diye,
Sanrıda bile senden kaçtım.

21 Ekim, 2009

cam içinde renk


Bunlar benim hikayelerim

' sevdiği adamı kaybetmekten korkup hiç dokunmamak'

babası unutulmayan, adı kimseye söylenmeyen çocuklar

öldürdükçe içimdeki çocukları

çocukluğuma özlem, çocukluğuma küfür


bunlar beni aşklarım

renkleri saçılıp etrafa akıp gitmesin diye

cam fanuslarda sakladıklarım


bunlar benim sevmelerim

kazanmayı beceremem diye

misket torbamda sakladıklarım


bunlar benim yaşlarım,

içimi kesen parlak bakışlı adamların

gözlerini sakladıkalrım


bunlar benim oyunlarım

sessiz,oynanmamış

kimse sormasın diye

söylenmemiş şarkılarım


söylediklerim, aldatmacalarım.

kendimi kandırdıklarım


kandıramadıklarım var birde,

güneşi bekler seherlerde yaşadıklarım.

21 Eylül, 2009

Özledim

Özledim...
Kızmaktan, öfkelenmekten ne neden oldu diye düşünmeten vaz geçtim bugün... Sadece özledim, oluğu gibi, içimden geçtiği gibi...

Sarılsın istedim, ben niyetleri düşünürken gel desin...

Duvarlarını, duvarlarının ardını özledim... Duvarlarının ardında görüpte anlatamadıklarımı, görüdğümü hissettiremediklerimi...

Gülüşüne değsin istedim yüzüm, bakışlarıma göz bebeklerinin ardındaki renkler çarpsın... Işıkta parlayan gözlerinde değilim, günün ikinci aflatun vaktinde, şafak vakti alaca karanlık göz bebeklerine biriken gölgelerdeyim...

Kuytularını özledim... Ortalığı sarıp sarmalayan neşelerinde, espirilerinde salınıp gitmek değil özlediğim... Kendini sakladığı, ama kuytuyu saklayamadığı derinlerini özledim...

Hiç olmamış olsa istedim... Hiç olmamış olsa bir sürü şey... Önce tanımış olsam, sabretmiş olsam....

Unutmuş olsam istedim....Unutmuş olsak...
O olsa, ben olsam... dedikodu yapsak gecede sabahı beklerken...

Çok istedim, özlememiş olmayı...