20 Aralık, 2009

Balık Olsak...


Ya deniz kıyısında.
Mor ve yeşil,
Yeşil gözünde Mor,
Mor'un gözünde Yeşil...

Yüzsek ya usul usul...
Sarılsak sularda, sarılsak sularla
Sular gibi sonsuz,
Sular gibi çok...

Balık olsak ya deniz kıyısında...


17aralık'09

Yine geçti Şeb'i Aruz...

13 Aralık, 2009

Kaytarasım

Anlaşılan kaytarasım gelmiş benim, kendimle başbaşa kalıp hayal kurasım... Sütlü kahveler içip kitap okuyasım yağmura karşı.

Geçen salı akşamı ertesü gün Edirne'ye toplantıya gitmeye hazırlanırken Canberk aradı. Kocaeli'ne gittim. Ferhat diye muhteşem bir insanla tanıştım önce, sonra Tuğçe ve Mariam'le sohbet...
Sonra birkez daha girdim Kent Ormanın kapısından. Yine bir ilk, sonbahardı bu sefer....

Türkçe bilmeyen bir ekiple ve eğitim süreçlerini bilmediğim bir ekiple outdoor eğitimlerinin bir bölümünde beraber olmak biraz endişelendirse de beni, farklettim ki farklı hissediyorum. Başaracağına inanması, başarcağına inanılması insanın başka bir duygu.

Şeftali yerine mandalina ve daha az suyla çıktık bu sefer yola... Yollar değişmiş, patikalar yağmur suyunun doldurduğu küçük gölcüklerle sonlanıyor ger idönüyorsun küfred küfrede.
Telefon nerelerde çekmiyor öğrendim, ve kontrol etmeyi ihmal etmedim.

Çok şey düşündüm yine. Daha çok düşündüm kendimi, daha keyifle... İtiraf ettim, biraz da kendim için yürüdüm.. Eş zamanda iki iş:)
Boğazım kötü diye enişeleniyordum, ateşimde vardı, tertemiz havada yürüdükçe boğaz ağrısı filan kalmadı, terledim öçnce deli gibi sonra ateşimde düştü, haftalardır süren boyun ağrımda geçti birden.

Gördüğüm manzaraya inanamadım... Ağaç tomrukları, mevsimlik işçiler, yılanlar,kertenkeleler hiç biri yoktu ortalıkta bomboş... Sanki dünyanın başka bir coğrafyasındayım...

Başka yollar bulduk, çünkü yazların yürüdüğümüz yangın yolları çamur şelaleleri olmuş:) Bir köye çıktı yolumuz.

Çok keyifli geçti, zeki bir ekipti, yaşayan, keyif alan ve öğrenen...

Kent orman önünde Alper'lerin gelmesini beklerken dönüş için ders bile çalıştım! Aferin bana...
İshakçılara doğru yola çıktığımızdaysa, geçen yaz ilk gidişimizdeki gibi özgürlük andıran bir his doldu içime, hem gökyüzünde gözlerim hem kıvrıla kıvrıla giden yollarda. Bir kez daha çok oldum gördüğüm manzaradan... Doğru ya dedim Dünyanın en güzel yerine gidiyoruz şimdi, evmizie gidiyorum.. Civanı hatırladım, gülümsedim, gülümserken boğazım yandı.

Hiç yaşlanmadı gözlerim, kimse ağlamaktan bahsetmedi. Ufo ışığıyla aydınlanan eğitmen odasındaki yeni insanları ve daha kalabalık halini sevdim... Kış günü welcome partiyide...

Yeni insanların yeni hikayeleriyle, kıvrılıp uyudum bir köşede. Uykutulumunun konforunu unutmuşum doğrusu sert tahta üzerinde:)

Sonra okula, sonra derse yetiştim... İstanbul'a gelince başladı boğaz ağrısı, huysuzluk. Çok kirlisin be İstanbul... Nasıl da kirletiyoruz her gün yeniden seni...

Dünyanın en güzel yerinde olmak bir başka güzeldi sonbaharda. Çok sevdiğimi bildim yine, çok sevdiğ,imden emin olduklarımı. Artık çabam kendimi anlatmaya değil, gerektiğinde anlaşıyoruz özce... Hayatıma ilk girdikleri günleri düşnüyorum, 2007 ağustosunu, başka iklimler, başka coğrafyalar, başka mevsimler, başka başka mevzular.

İyi ki "hayır" tuşum çalışmamış yine o gün:)

05 Aralık, 2009

Bundan Sonrası


Çok düşündüm bu gün.
Çok ama hızlıca, net.

Unutmak değil, unutmayacağım yaşananları
Hissettirdiklerini, hissettirmeye çalıitıklarını, hissettiklerimi

Ama,

Senle de kalmayacağım sonrasında.


3 kilit bir kapıya fazla...

30 Kasım, 2009

Mevlam Kulu...

Vay dili dili, kuş dili dili
Mevlam kulu sevdim seni
Vay dili dili, kuş dili dili vay...


Ene'l Aşk...

29 Kasım, 2009

İlk buluşma: m&m :)


Bu bayramda pek çok ilk var, biri de bu ilk buluşma.


İstedik ki madem bizim ilk buluşmamız, başka anılarla örülü bir yerlere gitmeyelim... Gittiğimizde başka hikayelere dalıp gitmeyelim...

Niyetimizde, gezip gördüğümüzde, gidişimizde ilk olsun.


Hava bir süpriz yaptı bize, usuldan bir yağmur...


Boğaza yağmur yağarken, Çengelköy'de nargile içip sefa edeceğiz,

Dedikodu değil, kendi hayatlarımızdan olup bitenleri söyleyeceğiz...


Birde söz verdik, dost olmayacağız hemen önemi paylaştık diye.

Dost diyip adına çalıp gidenlerden sonra,

Dost görünür hayat hırsızlarından sonra...


- ki onlar kendilerini yakından tanıyıp, hayal ettikleri insanmış sanıyorlar -

27 Kasım, 2009

Böldüm, Çizdim, Vazgeçtim..!

Derinlerinin ötelere gittiğini bile bile baktım fotoğraftaki gözlerine...
Baktığın yerin, kustuğum yer olduğunu bile bile...
Kendime meydan okurcasına, aldım elime...
Böldüm önce... Kutu kutu... piksel piksel...
Bölünmüşlük, bütünlüğünü silemedi...
Kaldın öyle, bölünmüş ama sağlim...
Çizdim sonra...
Jiletle kazırcasına,
Kağıtla jilet arasındaki gerginliği damarlarımla kan arasında duyarcasına...
Daha bi oldun, daha olduğun gibi...
Var ama görünmez,
Yaşanmış ama yıpratmış, Çizmiş, incitmiş, ince ince kanatmış...
Yok dedim, bu resmin işi yok henüz burada...
Sakince sevmeyi öğreneceğim...
Zihnimin gerisinde değil, gözümün önünde dururken...
Vazgeçtim,
Yokmuşsun gibi anımsamaktan,
Gerçeklikten kaçmaktan.
Sana dair olanlarla yanyana durmasan da sen,
Bölünmüş,çizilmiş gölgelenmiş ışıklarla,
Daha bi sen olup duruyorsun 'hala'...
"oysa ben sadece..."
inanmıştım, 'hala' olduğu gibi...

Basit...

Çok daha basit bir sebebi olmalı tüm bunların...

Tekrar tekrar düştüğü kuyulardan teker teker çıktıkça kuytulara, unutmadan hangi taşta ayağının kaydığını...

Yanlızlığı sevmek yetmez,
Başkasının sevemediği yanlızlığına dertlenipte vazgeçmemek kendininkinden...

Çünkü olunca öyle,
hep yalan...
Tavizlerinle, iyi niyetlerinde yarattığın; kendini bilmezler...

26 Kasım, 2009

Yolda...

Sanma Süt Liman Gönlüm,
Unuttum ben sevmeyi,
Aynı öykü cebimde gezerim ben bu alemi....

..Afacan yüzünde parlasa ya gözlerim...

Aradan yıllar geçse unutsak bile
İnanmıştım kimse değişmez diye...

Yıllar geçti ben yoruldum,
Ayrı yollardayız şimdi.

Gelme dersen çalmam kağını
Sorma dersen unuturum adını...

25 Kasım, 2009

Saygı...

Herkes herkesi sevmek zorunda değil ama....

Sar başa tekrar....
Tekrar tekrar tekrar....

Sıkıldım....

Ve yine keşke,
İnanabilseydim....

Keşke...

İnanabilseydim...

18 Kasım, 2009

Berlin'den bildiriyor...

Efenim, küçük kırmızı deniz yıldızı Berlin'den bildiriyor...

Genellikle bulutlu, zaman zaman güneşli... Farklı, zor, değişik(acayip), çok millet, çok insani çok dil...

Ve tabiki insan hakları ve formal olmayan öğrenme ve akran eğitimi....

Bizim oturum kazasız belasız bitti çok şükür, hayran kaldılar, etkilendiler; oyundan, projeden, çabamızdan ve inancımızdan...

Türker'le artistik yapıyoruz, non formal öyle olmaz böyle olur diye:)

Döneceğim efenim, fotoğraflarla, geniş geniş zamanlarda

11 Kasım, 2009

iki damla

Çok değil iki damla yaş düştü...
Tam köprüyü geçerken,
Gün batımını istiklalde soluyup,
Mustafa Amca kahvesinde fallanmışken,
Göz kapaklarım silip atamadı seni birden,
Tam köprüden geçerken,
Çok değil iki damla yaş düştü birden...

Gözüm gözüne değdi sandım,
Tenin değerse tenime diye,
Sanrıda bile senden kaçtım.

02 Kasım, 2009

Esas Radyo=)

Gözünü sevdiğimin interneti....

Esas radyo dinliyorum, İstanbul'da:)

Sakinimde üstelik, kimse de yok aklımda, daima olanlardan başka...

01 Kasım, 2009

Proje Ödevi Künyesi

Gözler: Küçülmüş ve Kırmızı
Surat: Şiş ve Beyaz
El ve Ayaklar: Kan dolaşımı sağlanmadığından soğuk
Bel ve Boyun: Fıtık ve Tutulma
Uyku Düzeyi: Alt Limit Belirlenemiyor

Toplam Harcanan Saat: Belirlenemiyor...

31 Ekim, 2009

Erdem..!

Kemalde noksan imiş inciten incinenden
incinme incitenden....

28 Ekim, 2009

Gri Üsküdar


Üsküdar'ın mevsimi gri sonbahar...
Sarı sonbahardan çok, grisi yakışır Üsküdara.

Sanki arefe günü gibi bir gün,
Bayram öncesi havası gibi
Usul yağmur, rüzgarsız serin hava

Balık pazarını gezdim, sohbet ede ede
Alıcı değilim dedim, balıklara bakmaya geldim
İki çift laf ettik, sohbetlendik balıkçılarla

Yağmurla ıslanan arnavut taşlı sokaklarında gezindim,
Hiç gocunmadan ıslanamktan, korkmadan damladan...

Ne iyi ettim, ne iyi ettik İstanbul....


27 Ekim, 2009

Google Earth

Google Earth'ü seviyorum...

Severek okuduğum romandaki Bulgar Musevi ailelerden birinin adını almış bir sinagogla karşılaşıyorum mesela...

Mesela dünya turuna çıkmışcasına karşılaştırıyorum kentleri....

Bankalar Caddesindeyim bi süre, Voyvada Caddesiymiş özünde...

26 Ekim, 2009

Martı'nın Kavgası..?

Kendiyle olmalı
Kendi taklasını atabilmeye uğraşmalı...

Martılar..!


Martılar kavga ederler
Güzeldir de martıların kavgasını izlemek
Yeter ki yarışa durmasınlar

24 Ekim, 2009

Mutlu Müzikler:)


Mutlu müziklerim var artık:)
Bebeko mutlu müziklerle geldi bana, hoş geldi...

Üç sarı öncesi iki kişi...
'Sener'de eğlenmiş yazarken kendi kendine'
'Çok tatlı di mi Nouvelle Vague? Senden tatlı olmasın'

diyoruz şimdi ve devam ediyoruz geceye....






21 Ekim, 2009

cam içinde renk


Bunlar benim hikayelerim

' sevdiği adamı kaybetmekten korkup hiç dokunmamak'

babası unutulmayan, adı kimseye söylenmeyen çocuklar

öldürdükçe içimdeki çocukları

çocukluğuma özlem, çocukluğuma küfür


bunlar beni aşklarım

renkleri saçılıp etrafa akıp gitmesin diye

cam fanuslarda sakladıklarım


bunlar benim sevmelerim

kazanmayı beceremem diye

misket torbamda sakladıklarım


bunlar benim yaşlarım,

içimi kesen parlak bakışlı adamların

gözlerini sakladıkalrım


bunlar benim oyunlarım

sessiz,oynanmamış

kimse sormasın diye

söylenmemiş şarkılarım


söylediklerim, aldatmacalarım.

kendimi kandırdıklarım


kandıramadıklarım var birde,

güneşi bekler seherlerde yaşadıklarım.

20 Ekim, 2009

Karmaşa

Kafamın içindeki...
Ruhumu yoran...

Çekip gitmek bile değil, durup düşünmek...
Düşünceyi arındırmak asılsızların değdiklerinden...

Gitmek istediğim yer, asl' olan...
Asıl olan...

Ruhumu dinlendirmeliyim, ruhumu dinlemeli...

İyi bir dinleyiciydim ben, bir zaman önceleri...


Telaşsıza kaçışlar...

11 Ekim, 2009

Bir İnsan, Bir Şarkı, Bir Tazeleme


Zor, gerçeğe tutunmak
Dururken yalan yanıbaşında
Düş dehşetin yüreğine
Yok ol ölümüne
Görmeden, duymadan olmaz
Açılan kapı artık kapanmaz
Yaşamadan ölüm olmaz
Yüreğine, eline, diline sağlık...

Özle'm'ek

beni kimse sevmesin...
kimsenin teni olmasın günahım...

özlemeyeyim, yorulmayayım ihtimaller peşinde...

08 Ekim, 2009

Demiş ki;

"Her defasında insanlığa, kendine olduğu kadar başka herkese de, sırf araç olarak değil, aynı zamanda amaç olarak davranacak biçimde eylemde bulun."


Immanuel Kant



Tanıştırana, tekrar karşılaştırana selam olsun...