Sanma Süt Liman Gönlüm,
Unuttum ben sevmeyi,
Aynı öykü cebimde gezerim ben bu alemi....
..Afacan yüzünde parlasa ya gözlerim...
Aradan yıllar geçse unutsak bile
İnanmıştım kimse değişmez diye...
Yıllar geçti ben yoruldum,
Ayrı yollardayız şimdi.
Gelme dersen çalmam kağını
Sorma dersen unuturum adını...
26 Kasım, 2009
25 Kasım, 2009
Saygı...
Herkes herkesi sevmek zorunda değil ama....
Sar başa tekrar....
Tekrar tekrar tekrar....
Sıkıldım....
Ve yine keşke,
İnanabilseydim....
Sar başa tekrar....
Tekrar tekrar tekrar....
Sıkıldım....
Ve yine keşke,
İnanabilseydim....
18 Kasım, 2009
Berlin'den bildiriyor...
Efenim, küçük kırmızı deniz yıldızı Berlin'den bildiriyor...
Genellikle bulutlu, zaman zaman güneşli... Farklı, zor, değişik(acayip), çok millet, çok insani çok dil...
Ve tabiki insan hakları ve formal olmayan öğrenme ve akran eğitimi....
Bizim oturum kazasız belasız bitti çok şükür, hayran kaldılar, etkilendiler; oyundan, projeden, çabamızdan ve inancımızdan...
Türker'le artistik yapıyoruz, non formal öyle olmaz böyle olur diye:)
Döneceğim efenim, fotoğraflarla, geniş geniş zamanlarda
Genellikle bulutlu, zaman zaman güneşli... Farklı, zor, değişik(acayip), çok millet, çok insani çok dil...
Ve tabiki insan hakları ve formal olmayan öğrenme ve akran eğitimi....
Bizim oturum kazasız belasız bitti çok şükür, hayran kaldılar, etkilendiler; oyundan, projeden, çabamızdan ve inancımızdan...
Türker'le artistik yapıyoruz, non formal öyle olmaz böyle olur diye:)
Döneceğim efenim, fotoğraflarla, geniş geniş zamanlarda
11 Kasım, 2009
iki damla
Çok değil iki damla yaş düştü...
Tam köprüyü geçerken,
Gün batımını istiklalde soluyup,
Mustafa Amca kahvesinde fallanmışken,
Göz kapaklarım silip atamadı seni birden,
Tam köprüden geçerken,
Çok değil iki damla yaş düştü birden...
Gözüm gözüne değdi sandım,
Tenin değerse tenime diye,
Sanrıda bile senden kaçtım.
Tam köprüyü geçerken,
Gün batımını istiklalde soluyup,
Mustafa Amca kahvesinde fallanmışken,
Göz kapaklarım silip atamadı seni birden,
Tam köprüden geçerken,
Çok değil iki damla yaş düştü birden...
Gözüm gözüne değdi sandım,
Tenin değerse tenime diye,
Sanrıda bile senden kaçtım.
02 Kasım, 2009
Esas Radyo=)
Gözünü sevdiğimin interneti....
Esas radyo dinliyorum, İstanbul'da:)
Sakinimde üstelik, kimse de yok aklımda, daima olanlardan başka...
Esas radyo dinliyorum, İstanbul'da:)
Sakinimde üstelik, kimse de yok aklımda, daima olanlardan başka...
01 Kasım, 2009
Proje Ödevi Künyesi
Gözler: Küçülmüş ve Kırmızı
Surat: Şiş ve Beyaz
El ve Ayaklar: Kan dolaşımı sağlanmadığından soğuk
Bel ve Boyun: Fıtık ve Tutulma
Uyku Düzeyi: Alt Limit Belirlenemiyor
Toplam Harcanan Saat: Belirlenemiyor...
Surat: Şiş ve Beyaz
El ve Ayaklar: Kan dolaşımı sağlanmadığından soğuk
Bel ve Boyun: Fıtık ve Tutulma
Uyku Düzeyi: Alt Limit Belirlenemiyor
Toplam Harcanan Saat: Belirlenemiyor...
31 Ekim, 2009
28 Ekim, 2009
Gri Üsküdar

Üsküdar'ın mevsimi gri sonbahar...
Sarı sonbahardan çok, grisi yakışır Üsküdara.
Sanki arefe günü gibi bir gün,
Bayram öncesi havası gibi
Usul yağmur, rüzgarsız serin hava
Balık pazarını gezdim, sohbet ede ede
Alıcı değilim dedim, balıklara bakmaya geldim
İki çift laf ettik, sohbetlendik balıkçılarla
Yağmurla ıslanan arnavut taşlı sokaklarında gezindim,
Hiç gocunmadan ıslanamktan, korkmadan damladan...
Ne iyi ettim, ne iyi ettik İstanbul....
27 Ekim, 2009
Google Earth
Google Earth'ü seviyorum...
Severek okuduğum romandaki Bulgar Musevi ailelerden birinin adını almış bir sinagogla karşılaşıyorum mesela...
Mesela dünya turuna çıkmışcasına karşılaştırıyorum kentleri....
Bankalar Caddesindeyim bi süre, Voyvada Caddesiymiş özünde...
Severek okuduğum romandaki Bulgar Musevi ailelerden birinin adını almış bir sinagogla karşılaşıyorum mesela...
Mesela dünya turuna çıkmışcasına karşılaştırıyorum kentleri....
Bankalar Caddesindeyim bi süre, Voyvada Caddesiymiş özünde...
26 Ekim, 2009
24 Ekim, 2009
21 Ekim, 2009
cam içinde renk

Bunlar benim hikayelerim
' sevdiği adamı kaybetmekten korkup hiç dokunmamak'
babası unutulmayan, adı kimseye söylenmeyen çocuklar
öldürdükçe içimdeki çocukları
çocukluğuma özlem, çocukluğuma küfür
bunlar beni aşklarım
renkleri saçılıp etrafa akıp gitmesin diye
cam fanuslarda sakladıklarım
bunlar benim sevmelerim
kazanmayı beceremem diye
misket torbamda sakladıklarım
bunlar benim yaşlarım,
içimi kesen parlak bakışlı adamların
gözlerini sakladıkalrım
bunlar benim oyunlarım
sessiz,oynanmamış
kimse sormasın diye
söylenmemiş şarkılarım
söylediklerim, aldatmacalarım.
kendimi kandırdıklarım
kandıramadıklarım var birde,
güneşi bekler seherlerde yaşadıklarım.
20 Ekim, 2009
Karmaşa
Kafamın içindeki...
Ruhumu yoran...
Çekip gitmek bile değil, durup düşünmek...
Düşünceyi arındırmak asılsızların değdiklerinden...
Gitmek istediğim yer, asl' olan...
Asıl olan...
Ruhumu dinlendirmeliyim, ruhumu dinlemeli...
İyi bir dinleyiciydim ben, bir zaman önceleri...
Telaşsıza kaçışlar...
Ruhumu yoran...
Çekip gitmek bile değil, durup düşünmek...
Düşünceyi arındırmak asılsızların değdiklerinden...
Gitmek istediğim yer, asl' olan...
Asıl olan...
Ruhumu dinlendirmeliyim, ruhumu dinlemeli...
İyi bir dinleyiciydim ben, bir zaman önceleri...
Telaşsıza kaçışlar...
11 Ekim, 2009
Bir İnsan, Bir Şarkı, Bir Tazeleme
Özle'm'ek
beni kimse sevmesin...
kimsenin teni olmasın günahım...
özlemeyeyim, yorulmayayım ihtimaller peşinde...
kimsenin teni olmasın günahım...
özlemeyeyim, yorulmayayım ihtimaller peşinde...
08 Ekim, 2009
Demiş ki;
"Her defasında insanlığa, kendine olduğu kadar başka herkese de, sırf araç olarak değil, aynı zamanda amaç olarak davranacak biçimde eylemde bulun."
Immanuel Kant
Tanıştırana, tekrar karşılaştırana selam olsun...
Immanuel Kant
Tanıştırana, tekrar karşılaştırana selam olsun...
25 Eylül, 2009
En Zor Gün: Pazar..!

İki şehirli zamanlarda, en zor gündeyim demişim. En zor gün Pazar, çünkü pazar sokak demek.
Yeditepeli şehrin sokaklarının canımı acıttığı zamanlardı o zamanlar...
Şimdilerde canım acımıyor ikinci kentin sokaklarında, aşık bile oluyorum hatta, deli deli yürüyorum. Ama zaman zaman sarıp sarmalar hala birinci kentin sokakları, hele kışları...
Hey gidi be, kaç yıl? Nefessizlikten ölürüm sanırdım oysa... Aldığım nefesin tadı bi başka...
İki şehirli günlermiş, iki şehirli yıllar... bilmem ki şimdi kaç şehrim var....
21 Eylül, 2009
Özledim
Özledim...
Kızmaktan, öfkelenmekten ne neden oldu diye düşünmeten vaz geçtim bugün... Sadece özledim, oluğu gibi, içimden geçtiği gibi...
Sarılsın istedim, ben niyetleri düşünürken gel desin...
Duvarlarını, duvarlarının ardını özledim... Duvarlarının ardında görüpte anlatamadıklarımı, görüdğümü hissettiremediklerimi...
Gülüşüne değsin istedim yüzüm, bakışlarıma göz bebeklerinin ardındaki renkler çarpsın... Işıkta parlayan gözlerinde değilim, günün ikinci aflatun vaktinde, şafak vakti alaca karanlık göz bebeklerine biriken gölgelerdeyim...
Kuytularını özledim... Ortalığı sarıp sarmalayan neşelerinde, espirilerinde salınıp gitmek değil özlediğim... Kendini sakladığı, ama kuytuyu saklayamadığı derinlerini özledim...
Hiç olmamış olsa istedim... Hiç olmamış olsa bir sürü şey... Önce tanımış olsam, sabretmiş olsam....
Unutmuş olsam istedim....Unutmuş olsak...
O olsa, ben olsam... dedikodu yapsak gecede sabahı beklerken...
Çok istedim, özlememiş olmayı...
Kızmaktan, öfkelenmekten ne neden oldu diye düşünmeten vaz geçtim bugün... Sadece özledim, oluğu gibi, içimden geçtiği gibi...
Sarılsın istedim, ben niyetleri düşünürken gel desin...
Duvarlarını, duvarlarının ardını özledim... Duvarlarının ardında görüpte anlatamadıklarımı, görüdğümü hissettiremediklerimi...
Gülüşüne değsin istedim yüzüm, bakışlarıma göz bebeklerinin ardındaki renkler çarpsın... Işıkta parlayan gözlerinde değilim, günün ikinci aflatun vaktinde, şafak vakti alaca karanlık göz bebeklerine biriken gölgelerdeyim...
Kuytularını özledim... Ortalığı sarıp sarmalayan neşelerinde, espirilerinde salınıp gitmek değil özlediğim... Kendini sakladığı, ama kuytuyu saklayamadığı derinlerini özledim...
Hiç olmamış olsa istedim... Hiç olmamış olsa bir sürü şey... Önce tanımış olsam, sabretmiş olsam....
Unutmuş olsam istedim....Unutmuş olsak...
O olsa, ben olsam... dedikodu yapsak gecede sabahı beklerken...
Çok istedim, özlememiş olmayı...
19 Eylül, 2009
17 Eylül, 2009
Makamımız keyf ola...
Öğleden öncesi Ozan'ın heyecanını paylaşarak geçti... Güne geç kalmışlık hissiyle başlasamda, sevgisinin gerçekliğini, samimiyetini hissettiğim insanlarla dolu olması günümün, bu fikirle güne başlamış olmaktan mıdır, güneşi sevdim bugün, bol bol yürüdüm, yürüttüm Ozan'ı da:)
Ozan sağolsun, güzel haberlerle başladık, dahası, darısı hepimizin başına;)
Öğleden sonrası daha bi farklı... Önce ufak bi ziyaret pek sevilen şirinsevere, sonra taksim...
İletişim kuramayıp yürümek sokaklarda tek başına, iyi geldi galiba...
Pek güzel 3 insanla oturduk sonra, nargile içtik açık havada, fotoğraflara baktık... Sohbet ettik, şarkılara eşlik ettik, şarkı istedik...
İnleyen nağmeleri söyledik... Hayaller kurdum, planlar yaptık kumkapıya...
Bıraksalar beni, yürürdüm bu gece sabaha dek... Yürüye yürüye Kumkapıyı bulurdum... Her kapıdaki hikayeyi okurdum...
Otobüsüde son anda durdurup binmişim iyi ki, günlerdir can sıkıcı olaylara tanık olduktan sonra, ayakta sıkışık gidip keyifle sohbet eden insanlara tanık olmak, yüzümdeki gülümsemeyi sabitledi bu gece...
Makamımız keyf ola... dilerim ki hep ola...
Ozan sağolsun, güzel haberlerle başladık, dahası, darısı hepimizin başına;)
Öğleden sonrası daha bi farklı... Önce ufak bi ziyaret pek sevilen şirinsevere, sonra taksim...
İletişim kuramayıp yürümek sokaklarda tek başına, iyi geldi galiba...
Pek güzel 3 insanla oturduk sonra, nargile içtik açık havada, fotoğraflara baktık... Sohbet ettik, şarkılara eşlik ettik, şarkı istedik...
İnleyen nağmeleri söyledik... Hayaller kurdum, planlar yaptık kumkapıya...
Bıraksalar beni, yürürdüm bu gece sabaha dek... Yürüye yürüye Kumkapıyı bulurdum... Her kapıdaki hikayeyi okurdum...
Otobüsüde son anda durdurup binmişim iyi ki, günlerdir can sıkıcı olaylara tanık olduktan sonra, ayakta sıkışık gidip keyifle sohbet eden insanlara tanık olmak, yüzümdeki gülümsemeyi sabitledi bu gece...
Makamımız keyf ola... dilerim ki hep ola...
15 Eylül, 2009
can sıkıcı
Bu aralar sokağa çıktığım her gün, can sıkıcı birşeyler oluyor...
Hızla unutmaya çalışıyor beynim, biz ne yapıyoruz birbirimize? diye düşünmekten kaçıp...
Nasıl biyerde yaşıyoruz? Yaşadığımız yere yaptıklarımı geçtim, birbirimize ne yapıyoruz böyle?
Hızla unutmaya çalışıyor beynim, biz ne yapıyoruz birbirimize? diye düşünmekten kaçıp...
Nasıl biyerde yaşıyoruz? Yaşadığımız yere yaptıklarımı geçtim, birbirimize ne yapıyoruz böyle?
14 Eylül, 2009
Katlanma bu dünyaya...
Anılar biriktikçe sisleniyor aşklarda
Yitiriliyor serüven duygusu ki o zaman
Şeytanımı koluma takıp gitmeliyim
Yeni bir cehennem kurmalıyım kendime
Hep kendini yineliyorken sesler kokular
Gittikçe birbirine benziyorken dünle bugün
Ölümsüz olmak kadar ürkünç birşey
Bu dünyaya alışmak duygusu
Sonsuza kadar sonsuzluğa asılı kalmak
Tanrılara ödül insanoğluna cezaysa
Kalbim bağışlanmayacak birşey yap
Katlanma kendine ve bu dünyaya
Ahmet Telli
Yitiriliyor serüven duygusu ki o zaman
Şeytanımı koluma takıp gitmeliyim
Yeni bir cehennem kurmalıyım kendime
Hep kendini yineliyorken sesler kokular
Gittikçe birbirine benziyorken dünle bugün
Ölümsüz olmak kadar ürkünç birşey
Bu dünyaya alışmak duygusu
Sonsuza kadar sonsuzluğa asılı kalmak
Tanrılara ödül insanoğluna cezaysa
Kalbim bağışlanmayacak birşey yap
Katlanma kendine ve bu dünyaya
Ahmet Telli
Bugün...
sabah yağmuru... üsküdar-çengelköy, Türker, kahvaltı, sohbet, keyif, büyük bardakta çay, unutulamayanlar, iş-güç, hayat-mebat, türk kahvesi, fal-gerçek, güzel haberler, daha çok sohbet, 'yol'-'yürüme', serin hava, sıcak hava, minübüste engelli adama yer veren gence parlayan takıntılı kadın, söyleyecek sözü çok insanlar,cık cıklar, aferinler, yoran kent, kitap okumak istemek sakince, evde kalamamak.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




