Küçüğüm işte, hepsi o kadar.
O yüzden, "büyümeye devam" hiç büyük olmamayı başarabileceksek/m eğer.
Zaferlerim kocaman, rengarenk ve geçici mi, yoksa zafersizlik mi sevdiğim?
İyi hissettiren sahip olduğum değil, yolda tanışıp birlikte yürüyebildiklerim.
ve Kötü hissettiren, saçmalamam, hatalarım, güvensizliğim.
Kızdığım kadar da muhtacım tüm bunlara, büyümeye devam edebilmek, küçüğüm demeyi unutmamak için.
Ne kadar yürürsen yürü, hatta koş istersen, durduğum yer yolun başı, unutma küçük kırmızı deniz yıldızı.
Bitti işte.
Bu kadar da kolay söyleyivermek hepsini; böyle önemli, böyle değerli bir eğitimin ardından bunca gündür karışıp durmalar.
Ağlamalarım değişti, ama dün gibi hatırlıyorum 2008 şubatında boğazımdaki düğümleri.
Düğümlerle yaşamayı, düğümleri sevmeyi öğretti bana. Olmamayı öğretti.
Tek çıkışı var tüm bu düğümlerin, yolun devam etmesi. Tekrar tekrar o yolda yürünebilmesi.
Kendimi dinledim çokca zamandır, ve anladım ki korkuyorum bundan.
Küçüğüm işte. İyiki de. Ve küçük olmayı bilenlerle olmak güzeldi, güzel.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder