07 Eylül, 2009

Düş'ünce..!

Aynı hataya birden fazla kez düşmüşse kişi, bir sonrası için ne yapmalı?

Kim dost kim düşman, ne kadar anlaşılabilir ki? En azından unutmamak lazım alınan dersleri, ama bir hal bulunmalı nasıl davranılmalı?

Şimdi içimde çarpışan tüm hisler...

Böyle değildi oysa... 10 günün hesabını tüm yaşantıya yazmamalı belki... O kadar yoğun olsa da, tüm hayat gibi.

Güzel günlerde gelecek, güzel hislerde yağacak göz kapaklarımdan... Sadece biraz canım yanacak. Ya niyetlerim anlaşılır olacak, ya ben alışacağım niyetsizliğe.

Atılan bir kaç yanlış adımda kaybolan değerleri bulup çıkarıp yaşanır hale getirmekse niyet, aldırış etmeyeceğim laf arasında tüketme çabalarına... kiminle nasıl konuşulur öğreneceğim, zor olsa da.
Ya da susacağım belki, konuşur gibi yaparak. Bu vazgeçmek demek mi? Belkide sadece kendi dünyasına bırakıp dönmek...

Gidecek yerim, sığınacak düşüm kalmadı.. Düş'ten düşünce'ye koşan yok...
Biraz duracağım, sakin olmaya çalışacağım...
Derya deniz dosta gideceğim, deryasına kıyı olmaya...
Kıyıda deniz yıldızı olmaya...

Hiç yorum yok: